KOZCAĞIZ -- CHaT -- SoHBeT 74,5 BARTIN SOHBET BİLGİ PAYLAŞIMI

KOZCAGIZ CHAT ÜYE OLMANIZ GEREKMEKTEDİR....
ÜYE OLUN VE SOHBETE KATILIN

...HOŞGELDİNİZ...

ÜYE OLARAK FORUMLARIMIZDAN YARARLANABİLİR VE SOHBETE KATILABİLİRSİNİZ....
KESİNLİKLE ÜCRETSİZ...KESİNLİKLE ÜCRETSİZ...KESİNLİKLE ÜCRETSİZ...
::::....YÖNETİM....::::

KoZCaĞıZ CHaT KOZCAĞIZI TANIYALIM İŞ REHBERİ --- HOŞ GELDİNİZ !!!

En son konular

» BABALAR BABASI
C.tesi Ara. 03, 2016 3:22 am tarafından C aNe R --74

» HİRA HAC UMRE malzemeleri
Cuma Eyl. 09, 2016 10:25 pm tarafından XKaraKoRsANX

» Hayvanlar Alemi Konu Anlatımı ve Ders Notu (Tamamı)
Çarş. Eyl. 07, 2016 2:22 am tarafından XKaraKoRsANX

» HAYVANLAR ALEMİNİN SINIFLANDIRILMASI
Çarş. Eyl. 07, 2016 2:19 am tarafından XKaraKoRsANX

» CANLILARIN SINIFLANDIRLMASI VE HANYANLAR ALEMİ
Çarş. Eyl. 07, 2016 2:10 am tarafından XKaraKoRsANX

» HAYVANLAR ALEMİ SUNUM
Salı Eyl. 06, 2016 12:20 am tarafından XKaraKoRsANX

» HAYVANLAR HAKKINDA BİLİNMEYENLER
Ptsi Eyl. 05, 2016 11:56 pm tarafından XKaraKoRsANX

» KÖPEKLER HAKKINDA BİLGİ
Ptsi Eyl. 05, 2016 11:53 pm tarafından XKaraKoRsANX

» AKVARYUM BALIKLARI
Ptsi Eyl. 05, 2016 11:51 pm tarafından XKaraKoRsANX

» BARTINI TANIYALIM
Ptsi Eyl. 05, 2016 2:00 am tarafından XKaraKoRsANX

» BARTIN ÇİFTETELLİ (SÖM SÖM YARİM)
Ptsi Eyl. 05, 2016 1:46 am tarafından XKaraKoRsANX

» BARTIN ÇİFTETELLİ-2
Ptsi Eyl. 05, 2016 1:45 am tarafından XKaraKoRsANX

» BARTIN ÇİFTETELLİ-1
Ptsi Eyl. 05, 2016 1:43 am tarafından XKaraKoRsANX

» BARTIN ÇİFTETELLİ
Ptsi Eyl. 05, 2016 1:41 am tarafından XKaraKoRsANX

» BARTIN' LICA GELİN KAYNANA ATIŞMASI ;)
Ptsi Eyl. 05, 2016 1:37 am tarafından XKaraKoRsANX

» BARTIN YÖRESEL TÜRKÜLERİ DİNLE TRTFM SUNUMUYLA
Ptsi Eyl. 05, 2016 1:35 am tarafından XKaraKoRsANX

» BARTIN'da YÖRESEL KOSTÜM
Ptsi Eyl. 05, 2016 1:26 am tarafından XKaraKoRsANX

» MUTFAKTA PRATİKLER
Ptsi Eyl. 05, 2016 1:06 am tarafından XKaraKoRsANX

» TASARRUF İÇİN YAPILMASI GEREKENLER
Ptsi Eyl. 05, 2016 1:04 am tarafından XKaraKoRsANX

» LEKELERİ NASIL ÇIKARIRIZ?
Ptsi Eyl. 05, 2016 1:02 am tarafından XKaraKoRsANX

» SOHBET CHATBOX KURALLARI OKUMAK ZORUNLUDUR...
Ptsi Eyl. 05, 2016 12:40 am tarafından XKaraKoRsANX

» ŞİFALI BİTKİLER (Y-Z)
Ptsi Eyl. 05, 2016 12:23 am tarafından XKaraKoRsANX

» ŞİFALI BİTKİLER (T-U-V)
Ptsi Eyl. 05, 2016 12:22 am tarafından XKaraKoRsANX

» ŞİFALI BİTKİLER (O-P-R)
Ptsi Eyl. 05, 2016 12:20 am tarafından XKaraKoRsANX

» ŞİFALI BİTKİLER (L-M-N)
Ptsi Eyl. 05, 2016 12:18 am tarafından XKaraKoRsANX

» ŞİFALI BİTKİLER (K)
Ptsi Eyl. 05, 2016 12:16 am tarafından XKaraKoRsANX

» ŞİFALI BİTKİLER (I-İ)
Ptsi Eyl. 05, 2016 12:15 am tarafından XKaraKoRsANX

» ŞİFALI BİTKİLER (G-H)
Ptsi Eyl. 05, 2016 12:13 am tarafından XKaraKoRsANX

» ŞİFALI BİTKİLER (F)
Ptsi Eyl. 05, 2016 12:12 am tarafından XKaraKoRsANX

» ŞİFALI BİTKİLER (E)
Ptsi Eyl. 05, 2016 12:11 am tarafından XKaraKoRsANX

» ŞİFALI BİTKİLER (D)
Ptsi Eyl. 05, 2016 12:10 am tarafından XKaraKoRsANX

» ŞİFALI BİTKİLER (C-Ç)
Ptsi Eyl. 05, 2016 12:08 am tarafından XKaraKoRsANX

» ŞİFALI BİTKİLER (B)
Ptsi Eyl. 05, 2016 12:07 am tarafından XKaraKoRsANX

» ŞİFALI BİTKİLER (A)
Ptsi Eyl. 05, 2016 12:05 am tarafından XKaraKoRsANX

» Salep Faydaları – Sahlep Orkidesi Yetiştiriciliği
C.tesi Eyl. 03, 2016 3:09 am tarafından C aNe R --74

» OSMANLI TUĞRASI
C.tesi Eyl. 03, 2016 2:27 am tarafından XKaraKoRsANX

» İSTANBUL'UN FETHİ
C.tesi Eyl. 03, 2016 2:18 am tarafından XKaraKoRsANX

» BALKAN HARBİ
C.tesi Eyl. 03, 2016 2:16 am tarafından XKaraKoRsANX

» İSTİKLAL HARBİ
C.tesi Eyl. 03, 2016 2:14 am tarafından XKaraKoRsANX

» ANKARA'NIN BAŞKENT OLUŞU
C.tesi Eyl. 03, 2016 2:09 am tarafından XKaraKoRsANX

» PİRİ REİS HARİTASİ
C.tesi Eyl. 03, 2016 2:05 am tarafından XKaraKoRsANX

» TÜRK NEDİR_? ATATÜRK'ÜN CEVABI
C.tesi Eyl. 03, 2016 2:03 am tarafından XKaraKoRsANX

» ATATÜRK'TE BİLİM,FEN KAVRAMLARI VE ÇAĞDAŞLAŞMA
C.tesi Eyl. 03, 2016 1:58 am tarafından XKaraKoRsANX

» ATATÜRK'ÜN VASİYETİ
C.tesi Eyl. 03, 2016 1:51 am tarafından XKaraKoRsANX

» TÜRK BAYRAĞI KANUNU
C.tesi Eyl. 03, 2016 1:39 am tarafından XKaraKoRsANX

» OSMANLI PADİŞAHLARI
C.tesi Eyl. 03, 2016 1:34 am tarafından XKaraKoRsANX

» ŞEVKET YERİMDAR 2
Cuma Eyl. 02, 2016 4:29 pm tarafından iso74

» ESKİ SEVGİLİYİ UNUTMANIN 10 YOLU
Cuma Eyl. 02, 2016 4:28 pm tarafından iso74

» KIZ KAÇIRAN
Cuma Eyl. 02, 2016 4:27 pm tarafından iso74

» Vikingdom
Cuma Eyl. 02, 2016 4:19 pm tarafından iso74

» KAN VE KEMİK
Cuma Eyl. 02, 2016 4:14 pm tarafından iso74

» KARANLIĞIN ORDUSU..
Cuma Eyl. 02, 2016 4:12 pm tarafından iso74

» Ece Seçkin-ADEYYO
Cuma Eyl. 02, 2016 3:44 pm tarafından XKaraKoRsANX

» Bengü-SİĞAMIYORUM
Cuma Eyl. 02, 2016 3:34 pm tarafından XKaraKoRsANX

» MEAL HATİM DİNLE
Perş. Eyl. 01, 2016 1:07 am tarafından XKaraKoRsANX

Galeri


Aralık 2018

PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
     12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31      

Takvim Takvim

Giriş yap

Şifremi unuttum

Kimler hatta?

Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir

Yok


Sitede bugüne kadar en çok 109 kişi Ptsi Tem. 31, 2017 5:55 pm tarihinde online oldu.

Tarıyıcı

Istatistikler

Kullanıcılarımız toplam 189 mesaj attılar bunda 171 konu

Toplam 40 kayıtlı kullanıcımız var

Son kaydolan kullanıcımız: Burhan Karaküp

GİRİŞ YAPABİLMENİZ İÇİN ÜYE OLMALISINIZ...

Salı Ağus. 30, 2016 12:31 am tarafından C aNe R --74

SİTEMİZE GİRİŞ YAPABİLMENİZ İÇİN ÖNCE Kayıt Ol BUTONUNA TIKLAYARAK ÜYE OLUYORUZ...



EĞER ÜYE OLMUŞSANIZ Giriş Yap BUTONUNA TIKLIYORUZ VE GİRİŞ YAPIYORUZ...


Anahtar-kelime


    ATASÖZLERİ VE ACIKLAMALARI (O-Ö-P-R)

    Paylaş
    avatar
    C aNe R --74
    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 87
    Kayıt tarihi : 20/03/12

    ATASÖZLERİ VE ACIKLAMALARI (O-Ö-P-R)

    Mesaj  C aNe R --74 Bir Paz Ağus. 28, 2016 10:56 pm




    Oduncunun gözü omçada, dilencinin gözü çömçede.
    Kişiler iş, meslek ve durumlarına göre kendilerine gerekli olan şeylerin peşine düşerler; onları elde etmeye çalışırlar.

    Olacakla öleceğe çare bulunmaz.
    İnsanın kaderinde ne varsa o olur, bunu değiştirmek mümkün değildir. Dünyada olup biten her şey Yüce Allah`ın kaza ve kaderine göre olur. Dolayısıyla ölüm de insanın iradesinin dışındadır. Eceli gelen, günü dolan ölür; bu mutlaka olacaktır, bunun önüne geçilemez.

    Olan dört bağlar, olmayan dert bağlar.
    Zengin, varlıklı kişi dilediği gibi yaşar; istediği gibi yer, içer; giyinir, kuşanır; rahatına rahat katar. Ama yoksul kişi değil rahatına bakmak, geçimini temin edemediği için içten içe üzülür; acı çeker.

    Olsa ile bulsayı ekmişler, hiç bitmiş (yel ile yuf bitmiş).

    İnsan başarılı sonuca boş söz ve hayalle değil, çalışarak ulaşır ancak. Bu sebeple "bu iş böyle, şu iş şöyle olsa, şu şartlar yerine gelse" gibi sözler sarf etmekle insanın eline bir şey geçmez. İnsan bir şey kazanmak istiyorsa hareket etmeli, çalışıp çabalamalıdır.

    Ortak (kuma) gemisi yürümüş, elti gemisi yürümemiş.
    Bir erkeğin hanımları birbirleriyle iyi-kötü anlaşabilirler, ama kardeşlerin hanımları birbirleriyle geçinemezler.

    Osmanlı`nın ayağı üzengide gerek.
    Bir devleti ayakta tutmak, yüzyıllar boyu yaşatmak, sınırları genişletmek, dini yaymak o kadar kolay bir şey değildir. Ancak atalarımız bunu becermişlerdir. Becerirken de sürekli hareket hâlinde olmuşlar, didinip çalışmışlar, dur durak bilmemişler, bir yere bağlanıp kalmamışlardır. Onlar bilirlerdi ki, hareketsiz kalan, tembelleşen, bir yere bağlanıp kalan (yani ayağını üzengiden çeken) kişi, ne başarılı olabilir, ne de dirlik ve düzenliğini sağlayabilirdi.

    Otu çek, köküne bak.
    Bir kişinin kimliğini, nasıl birisi olup olmadığını öğrenmek için soyunu sopunu bilmek ve tanımak gerekir.

    Otuz iki dişten çıkan, otuz iki mahalleye yayılır.
    Ağızdan çıkan söz, çok çabuk duyulur; başkalarının diline düşer ve bir anda her tarafa yayılır.

    Oturduğu ahır sekisi, çağırdığı İstanbul türküsü.
    Kimi kişiler bulundukları yer ve şarta uymayan, ters düşen davranışlarda bulunur; kendilerini alay konusu ederler.

    Oynamasını bilmeyen gelin yerim dar demiş.
    Kimi beceriksiz, başarısız, kendisinden bekleneni veremeyen kişiler bazı bahanelerin arkasına saklanarak açıklarını kapatmaya çalışırlar.

    [size=undefined]-Ö-[/size]

    Ödünç güle güle gider, ağlaya ağlaya gelir.

    İleride geri alınmak şartıyla verilen para, eşya ya da herhangi bir mal her iki tarafı da mutlu eder. Veren yardımcı olduğu, alan da ihtiyacını gördüğü için sevinir. Ancak geri verme zamanı gelince bu sevinç kaybolur. Çünkü çoklukla geri ödeme ya çok geç yapılır, ya da ödünç olarak verilen şeyin yıprandığı görülür. Bu durum ödünç verenle, ödünç alanın arasını açar; dostlukları bozup zedeler.

    Öfkeyle kalkan, zararla (ziyanla) oturur.
    Öfkesine kapılarak iş gören sonunda güç duruma düşer. Çünkü öfkeli, kızgın, sinirli insan iyi düşünemez, olup biteni iyi göremez, sonucu iyi hesaplayamaz. Bu yüzden de yanlış iş yapar.

    Öküze boynuzu yük değil.
    İnsan, kendi yakınlarının işleri ile kendi işlerini yük saymaz. Her ne kadar külfetmiş gibi görünüyorlarsa da, aslında yaptığı işler kişinin kendi yararınadır. Bk. "Koça boynuzu yük değil."

    Ölenle ölünmez.
    Her canlının hayatı sona erer. Bu kaçınılmaz bir sondur ve doğal karşılanmalıdır. Çünkü ölüme çare bulunmaz. Bu bakımdan yakınını kaybeden bir kimse, kendini tüketircesine üzülmemeli, sakin olup dövünmeyi bırakmalıdır. Ne yaparsa yapsın, ne kadar üzülürse üzülsün öleni geri getiremeyecektir.

    Ölmüş eşek, kurttan korkmaz.
    Bazı sebeplerden ötürü çok sıkıntı ve acı çeken, felâket üstüne felâket görüp zarara uğrayan, kaybedecek bir şeyi kalmayan kimse, artık hiçbir şeyden korkmaz; ne tehlikeye aldırır, ne de tehdide.

    Ölüm kalım (dirim) bizim için.
    İnsan yaşadığı gibi her an ölebilir de. Bu bakımdan öbür dünyayı da hesaba katmalı, ona göre davranmalı, dinin buyruklarını yerine getirmeli, bu dünyadaki işlerini de yarın öleceğini düşünerek bir yola koymalı insan.

    Ölüm ile öç alınmaz.
    Düşmanlarının ölümünden sevinç duymak veya böyle bir duyguya kapılmak insana yakışmaz.

    Önce can, sonra canan.
    İnsanlar bencil yaratıklardır. Can da kıymetlidir. Kaybedilmesi göze alınamaz. Bu bakımdan büyük fedakârlık gerektirecek konularda önce kendilerini, sonra sevdiklerini ve yakınlarını düşünür insanlar.

    Önce düşün, sonra söyle.
    Ağızdan çıkan sözü değiştirmek ya da geri almak çok zordur. Sarf edilen bir söz insanı güç durumda bırakabilir, zarara sokup pişman edebilir. Bu sebeple bir sözü sarf etmeden önce dikkatlice düşünmeli, ne getirip götüreceği iyice tartılıp hesaplanmalıdır.


    Öpülecek el ısırılmaz.
    Saygı, sevgi, bağlılık gösterilecek ve teşekkür edilecek kimse incitilmemeli; sert ve kaba davranışa muhatap kılınmamalıdır.

    [size=undefined]-P-[/size]

    Padişahın bile arkasından kılıç sallarlar.
    Kendisinden çekinilen kimselerin yüzüne karşı bir şey diyemeyenler onu arkasından çekiştirirler, hakkında atıp tutarlar. Çünkü hasmı karşısında değildir, arkasından konuşmak da kolaydır.

    Papaz her gün pilâv yemez.

    İnsanın önüne her zaman aynı nitelikte elverişli bir imkân çıkmaz. Çünkü şart, zaman ve imkânlar sürekli değil, değişkendirler.

    Para ile imanın kimde olduğu belli olmaz (bilinmez).
    İman her şeyden önce içsel, yani kalbî bir olaydır. İnsanların imanlarını sözle dile getirmeleri mümkünse de, bunu çıkar için yapıyor olabilirler. Dolayısıyla gerçekten kimin iman ettiğini bilmemiz imkânsızdır. Para için de aynı şey söz konusudur. Kimse kolay kolay parasının olduğunu söylemez, gizleme yoluna gider. Kimi cimri olan ve yoksul bir hayat yaşayan insanların çok zengin, kimi cömert ve eli açık insanların da parasız olduğu çok görülmüştür. Bu bakımdan para ile imanın kimde olduğu pek bilinmez.

    Paranın yüzü sıcaktır.
    Para çekicidir ve öyle kolayca geri çevrilemez. Çünkü paranın gücü, pek çok maddî sorunu halleder. Bu sebeple insanlar parayı görünce gevşer, ona kavuşma isteği duyar, kendisinden istenen işi de kolayca yapma eğilimi gösterir.

    Para parayı çeker.
    Elde para bulunursa onunla yeni paralar kazanılır. Bilinen o ki, pek çok işte sermaye şarttır. Sermayen ne kadar çoksa, o kadar büyük iş yapar ve o kadar da çok kazanırsın.

    Parayı veren düdüğü çalar.
    Para harcayan kimse istediğini elde edebilir. İş yapabilir, yaptırabilir; satın alabilir, aldırabilir; hemen her istediği maddî şeye kavuşması mümkündür.

    Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir.
    Bir iş, durum ya da olayın nasıl sonuçlanıp sonuçlanmayacağı şimdiki gidişinden anlaşılıp belli olur.

    Pilâv yiyen, kaşığını yanında (belinde) taşır.
    Bir şeyden yararlanmak isteyen kişi, bunun için gereken aracı eli altında bulundurmalıdır.

    Pilâvdan dönenin kaşığı kırılsın.
    Yararlı bir şeyi elde etmek isteyen insan sonuna kadar uğraşıp didinmeli, direnmeli ve mücadele etmekten kaçınmamalıdır.

    Püf demeye dudak ister.
    Bir şeyi yapmak için kuşkusuz bilgi, beceri ve araç oldukça önemlidir. Ancak bunlardan da önemlisi o işi yapma isteği, gücü ve cesaretidir. Bunlar olmadan işin başarıya ulaşması zorlaşır.

    [size=undefined]R[/size]

    Ramazanda yalan söyleyenin (oruç yiyenin) bayramda yüzü kara olur.
    Gerçeği yalanla kapatmak mümkün değildir. Bu bakımdan kişi yalan söyleyerek işlerini uzun süre yürütemez. Söylediğinin yalan olduğu, asıl meselenin mahiyeti çok geçmeden anlaşılır. Gerçek ortaya çıkar; işte o zaman, yalan söyleyerek işlerini yürüten kimse de utanır; kimsenin yüzüne bakamaz olur.

    Rüşvet kapıdan girince iman bacadan çıkar.
    Rüşvet, yaptırılmak istenilen bir işte kolaylık sağlanması için bir kimseye mal ve para olarak sağlanan çıkardır. Dinimiz olan İslâm rüşvet alıp vermeyi haram kılmış, haksız bir kazanç olarak görmüştür. Eğer inananlardan biri, Yüce Allah`ın buyruğuna uymayıp bu yasağı çiğnerse, büyük haksızlık etmiş olur; dolayısıyla imanını da kaybeder.

    Rüzgâra tüküren kendi yüzüne tükürür.
    İnsan kimle, ne ile mücadele edeceğini bilmelidir. Karşı koyacağı şeyin gücü ne? Onunla ne kadar baş edebilir? Sonuç ne olabilir? Bütün bunları iyice tartmalıdır. Eğer kişi gücünün üstünde bir güce saldırmaya, onunla boy ölçüşmeye kalkışırsa, sonuç alamaz; sonuç alamadığı gibi zararlı da çıkar, yıpranır.

    Rüzgâr eken, fırtına biçer.
    Kişi bir kötülük yaparsa, yaptığı kötülüğün çok daha kötüsü ile karşılaşır; büyük felâketlere uğrar, zarar görür.

    Rüzgâr esmeyince yaprak kıpırdamaz (dal oynamaz).
    Meydana gelen her olayın, her durumun belli bir sebebi veya etkeni vardır.

    Rüzgârın önüne düşmeyen yorulur.
    Toplumun genel gidişatına, ilkelerine, değer yargılarına karşı çıkan, uymayıp ters yönde hareket eden kişi pek çok engellerle karşılaşır; yorulup yıpranır.


    ___________________________________KOZCAĞIZ CHAT__________________________________





    • Birhanedeki tabureyi küçümseme, o mutluluk arayan insanlığın tahtıdır...



      Forum Saati Ptsi Ara. 10, 2018 8:45 am